0 212 322 77 80 - 0 533 196 77 80

Kum Tepsisi Terapisi

Kum tepsisi terapisi C.G.Jung’un teorisi üzerine kurulmuş olup İsveçli psikoterapist Dora Kalff tarafından 1950 ve 60’larda Zürih’teki C.G. Jung araştırma merkezinde aldığı eğitimler ve Tibet Budizmi üzerine olan düşünceleri çerçevesinde geliştirilmiştir. ‘’Stewart’a göre (1982), kum terapisinin bir teknik olarak kullanımı ilk olarak İngiliz çocuk doktoru Margreth Lowenfeld tarafından önerilmiştir (Schaefer & Cangelosi, 117). Ancak teoriyi formüle eden ve prensiplerini geliştirip dünya çapında birçok uygulayıcıyı eğiten Kalff olmuştur.

Kalff‘e göre sağlıklı bir egonun gelişmesi son derece önemlidir ve ego sayesinde içsel dürtüler dış dünya ile dengelenir. Ego doğumdan itibaren gelişirken çocuğun 2. ve 3. yaşları sırasında annesi ile kurduğu içten ilişki aracılığıyla doruğa ulaşır. Eğer herhangi bir şeklide bu gelişim kesintiye veya zarara uğrarsa bunun sonucu olarak çocuğun egosu bundan etkilenir. Bu çocuklar yaşadıkları travmalarını kum tepsisi terapisi aracılığıyla çözebilirler.

Bu terapi, özellikle iç çatışmalardan kaynaklanan endişe ve depresyonu tespit etmektedir ve aynı zamanda öz’ü (self) direkt olarak deneyimleme açısından kişiliğin derinliklerine indiği için son derece faydalıdır. (U.C. San Diego) Kalff’e göre ‘’semboller insanın iç potansiyelinin enerjisel görüntüler olarak konuşmasıdır ve ortaya çıktıkları zaman insanın gelişimini etkilemeye devam ederler (Kalff,6)’’. Başka bir deyişle öz, sembolik bir rüya ya da kum tepsisinde bir sahne olarak ortaya çıkabilir ve bu da kişiliğin gelişmesini sağlar.

Bu teknikte materyal olarak minyatür figürler ve kum tepsisi kullanılır. Genellikle biri kuru, biri ıslak kum içeren iki tepsi mevcuttur. Tepsilerin dibi denizi temsilen mavi renk ile boyalıdır. Aynı zamanda tepsi bir bakışta kum dünyasının algılanabilmesi açısından belirli boyutlara sahiptir. Çocuğa seçim tanıyabilmek amacıyla içinde insanlar, binalar, hayvanlar, bitkiler, araçlar, yapılar, doğal ve sembolik objelerin bulunduğu yüzlerce minyatür oyuncak sunulur. Bu oyuncakların nasıl teşhir edileceği terapiste kalmıştır. İster kategorize edebilir, ister gelişi güzel bırakabilir.

"Kum oyunu süreç ise, kum tepsisi araç, kum dünyası ise bitmiş üründür." (Schaefer & Cangelosi, 118). İlk adım olarak terapist çocuğu obje seçmeye ve kum ile oynamaya davet eder. Her objenin sembolik bir anlamı olduğundan fantastik bir reaksiyon tetikler. Çocuğun yarattığı görsel sunum onun içsel karmaşık duygularını ve deneyimlerini yansıtır. Bu sunumlar aracılığıyla terapist başka şekilde erişemeyeceği çocuğun bilinçaltı endişelerine ulaşabilir.

Kum oyununun kaos, çatışma, çözüm olarak adlandırılan üç ana aşaması vardır. İlk aşamada kaos olur. Çocuk kum tepsisinin içine bir sürü oyuncağı boşaltır. Oyuncakların seçiminde bir sıra veya amaç yoktur. Bu aşama çocuğun hayatındaki duygusal karışıklığı ve kaosu yansıtır. Bu aşama 2-3 seans arasında sürer. Çatışma olarak adlandırılan bir sonraki aşama da savaşlar, kavgalar yapılır, canavarlar yenilir. Zaman içinde bu savaşlar daha organize ve yoğun bir hal alırlar. Çözüm aşamasında ise hayat tekrar normale döner. Doğa, insanlar ve günlük hayatın ritmi ile denge tekrar kurulur. Terapist sorunun çözüme kavuştuğunu fark eder.

Kum tepsisi terapisinin etkinliği kumda oluşan arketip ve kişisel sembollerden kaynaklanır. Sembolik dil aracılığıyla öz, kendini aktive eder ve değişimsel davranış oluşturur. Kum terapisi yönlendirilmemiş bir oyun terapisi yöntemidir ve bu yüzden de terapist hiç ya da çok az yönerge ile müdahil olur. Kum ve minyatür objelerle özgürce oynamak iyileşme sürecini kolaylaştırır. Çünkü bilinçaltı kendini ifade edebilmiş ve çocuğu etkilemiştir. Tepsiyi tamamladıktan sonra çocuk yarattığı görüntü hakkında konuşmayı seçebilir ya da seçmeyebilir. Bu noktada terapist kum tepsisine dokunmadan veya yönerge vermeden destekleyici bir geribildirimde bulunur. Terapist herhangi bir yorum yapmaktan kaçınır. Bunun amacı tepsideki imajların herhangi bir müdahale yapılmadan etkisini göstermesine izin vermektir. Genellikle terapist kumda yaratılmış olan resmin hızlı bir skecini çizer ya da fotoğrafını çeker. Bunu, iyileşme sonunda terapiyi bitirme aşamasında çocukla tartışmak ve değerlendirmek amacıyla yapar.

Öğretmenlerden alınan geribildirimler doğrultusunda kum terapisi seansı ardından sınıfa dönen çocukların daha rahatlamış oldukları ve çalışmalarına daha kolay odaklanabildikleri öğrenilmiştir. Çocuğun daha sakin, mutlu görünüp, daha esprili olduğunu gözlemlemişlerdir. 8-10 seans sonrasında genelde ciddi bir gelişme gözlemlenip, çocuğun öğretmeninin koyduğu sınırlara uyabildiği görülmüştür (Schaefer & Cangelosi, 120). Buna ek olarak Noyes, kum terapisinin özgüveni geliştirdiğini, iç çatışmaların çözümüne yardımcı olduğunu ve 6. sınıflar düzeyinde okuma sonuçlarında yükselmeye sebep olduğunu bildirmiştir.

İki yeni araştırma projesi grup kum tepsisi terapisinin etkinliği ölçmüştür. 2007 de Mon-hsin Wang Flahive and Dee C. Ray grup kum tepsisi oyununun davranışsal sorunlar yaşayan ergen öncesi çocuklara müdahale terapisi olarak etkin olduğunu tespit etmiştir. Bir sene sonra Yu-pieShen ve Stephen A. Armstrong grup kum terapisinin 7. sınıfa giden kızlarda akademik beceri, fiziksel görünüm ve global özdeğer alanlarında özgüvenin gelişimine yardımcı olduğunu tespit etmiştir.

Kum tepsisi terapisi aynı zamanda aile terapisi olarak da kullanılır. Özellikle sınır ayrımında sorun yaşayan ailelerde daha etkin olduğu gözlemlenmiştir. Bütün aile bir kum tepsisi etrafında beraber çalıştığı zaman terapist kimin kiminle çalıştığı, hangi objelerin seçildiği, kimin hangi objeyi tercih ettiği ve sağlıksız koalisyonları gözlemleme fırsatını yakalar. Bu seçimlere göre terapist gerekli müdahaleyi yapar. Daha sağlıklı ilişkiler kurmaları için aile üyelerini yönlendirir.









Copyright 2013 - 2016. İklim Çocuk Aile ve Eğitim Danışmanlığı ®
Her hakkı saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.